|
Altyapı Finansmanı
|
|
| PK İkinci Başkanı Turan Erol:
“Menkul kıymetleştirme, proje gelirlerine dayalı araçlardan altyapı
yatırım fonlarına kadar geniş bir ürün yelpazesi içinde yapılabiliyor. Bu
yatırım araçlarının hiçbirinde kamu garantisi bulunmayacak”. |
|
|
Sermaye Piyasası Kurulu İkinci
Başkanı ve Başkan Vekili Dr. Turan Erol, GYODER tarafından düzenlenen VII.
Gayrimenkul Zirvesi’ne katıldı. Erol konuşmasında şunları ifade etti:
Geçmiş 20 yıllık dönemde sermaye piyasaları kanalıyla
şirketlerimize doğrudan aktarılan kaynak miktarı yaklaşık olarak 50 milyar
dolara ulaştı. Buna borsa şirketlerimizin İMKB pazarlarındaki pay
devirlerini de ilave ettiğimizde bu rakam 60 milyar doları aşıyor.
Konut Finansmanı Kanunu menkul kıymetleştirme için esnek bir hukuki
çerçeve sağlayarak alternatif enstrümanlar için önemli bir altyapı
sunuyor. İlk menkul kıymetleştirme uygulamalarına konu olan varlıklar
ipotekli konut kredileri oldu. ABD’de 10 trilyon dolar hacmine ulaşan
ipotekli konut kredilerinin yaklaşık %70’i ipoteğe dayalı menkul kıymetler
şeklinde seküritize ediliyor.
Menkul kıymetleştirme alanındaki bu potansiyelimizin ülkemizdeki
yatırım bankacılığı için önemli fırsatlar oluşturduğunu düşünüyorum. Bu
yeni döneme hazırlanmak için aracı kurumlarımızın organizasyonlarında
değişiklik yaptığını ve uluslararası yatırım bankalarının da lisans alarak
ya da yerli kurumlarla ortaklıklar yaparak sermaye piyasalarımıza
girdiğini memnuniyetle izliyoruz.
Konut Finansmanı Kanunu kapsamında ikincil düzenlemelerimizden ilki olan
ve SPV’siz* yapıyı temsil eden İpotek Teminatlı Menkul Kıymetlere ilişkin
tebliğ taslağını hazırladık. SPV’li yapıyı temsil eden İpoteğe Dayalı
Menkul Kıymetler ile İpotek Finansmanı Kuruluşlarına ilişkin tebliğ
çalışmaları da devam ediyor.
Mortgage sistemine ilişkin olarak yapılan tartışmaların başında
sistemin yüksek faiz oranlarında uygulamaya konulup konulamayacağı
geliyor. Uluslararası deneyimler sistemin yüksek faiz oranlarında da
uygulamaya konulabileceğini ve sonuçta faizleri aşağıya çekme yönünde
katkı yaptığını gösteriyor.
ABD’de son dönemde yüksek riskli Mortgage kredilerinin geri ödemelerinde
yaşanan krizde sözü edilen krediler çoğunlukla geliri olmayan ve kredi
stoku bulunmayan tüketicilere verildi. Bu krediler değişken faizli
olduğundan, kısa vadeli faiz oranlarının yükselmesi tüketici üzerindeki
faiz yükünün artmasına sebep oldu. Ancak buna rağmen ödenmesinde sorun
yaşanan kredilerin tüm Mortgage kredilerine oranı 2004 yılının sonunda
%1,4 iken 2006 üçüncü çeyrek sonunda %1,7’ye çıktı. Dolayısıyla tüm
Mortgage piyasası dikkate alındığında bu çok düşük bir oran. Ülkemizde ise
mevcut konut kredilerinin geri ödenmeme oranı binde 2 düzeyinde bulunuyor.
Çeşitli ülkelerde Mortgage faiz oranının devlet tahvili, banka
kredisi ve şirket tahvilleriyle karşılaştırılması sonucunda Mortgage faiz
oranının devlet tahvili faiz oranına çok yakın seyrettiğini, banka kredisi
ve şirket tahvillerinin ise altında oluştuğunu görüyoruz.
Seküritizasyon çalışmalarımızın ikinci ayağını altyapı finansmanı
oluşturuyor. Burada iki temel finansman modeli üzerinde yoğunlaşıyoruz.
Modellerin ilki altyapı yatırımlarının tamamen özel sektör tarafından
devralınması ve doğrudan halka arz yoluyla kaynak sağlanması.
Şirketlerimiz bu modeli başarılı bir şekilde kullanmaya başladı.
Modellerden ikincisi ise yatırımın kamu tarafından gerçekleştirilip menkul
kıymetleştirilmesi.
Menkul kıymetleştirme ise proje gelirlerine dayalı araçlardan
altyapı yatırım fonlarına kadar geniş bir ürün yelpazesi içinde
yapılabiliyor. Bu yatırım araçlarının hiçbirinde kamu garantisi
bulunmayacak. Tamamen piyasaya dayalı bu model anapara, kur, gelir veya
fiyat garantisi içeren Kamu-Özel Sektör İşbirliği modellerine göre çok
daha esnek bir yapıya sahip. Bu çalışma ile Kamu-Özel Sektör İşbirliği
modellerinin bir adım ötesine geçmeyi hedefliyoruz.
Emeklilik fonları altyapı projeleri için doğal bir yatırımcı durumunda. Bu
projelerin menkul kıymetleştirilmesi uluslararası emeklilik fonlarının
ülkemizdeki altyapı yatırımlarına olan ilgisini artıracağını düşünüyoruz.
*SPV: Special Purpose Vehicle (Özel Amaçlı Kurum) |
|
|
|
|
|
|
|